>>

   Ana Sayfa
    Programlar yeni.!
    Oyun yeni.!
    Sohbet
    Güzel Sözler
    Aşk & Sevgi
   
Hazır Mesajlar
    Rüya Tabirleri
    İtiraflar
    Güzeller Galerisi
    Liseli Kızlar yeni.!
    Fıkralar
    Şiirler
    Müzik Dinle
    Bayanlara Özel
    Erkeklere Özel
    Mankenler
    Burçlar
   
Gazeteler
   
Sağlık
    Online Oyun yeni.!
    Duvar Kağıtları
   
Duvar Yazıları
    Çiçeklerin Dili
    Şifalı Bitkiler
    Karikatürler
    Hikayeler
    Logo Melodi
    Turkcell Hizmet yeni.!
   
Öss Rehberi
   
Tatil
   
Canlı Müzik
    İnternet Rehberi yeni.!
    Bilgisayar
    Şakalar
    İddaa
    Ssk Hizmet Dökümü yeni.!
   
Atatürk
    Yonja TR
    Reklam ( iletisim )
   <<
   
    

 

 Anahtar Kelime > Şiir, sesli şiir, aşk şiir, şiir siteleri, şiir defteri, şiir sitesi, şiirler, güzel şiirler, sesli şiirler, en güzel şiirler, kısa şiirler, komik şiirler, duygusal şiirler,şiirciler,siir,siirler,şiricilerimiz,şiiri


Sessiz Çığlık
Bu aşkın narına yandırdın yandı
Kovdun dağ başına kondurdun kondu
Yolgeçen hanına döndürdün döndü
Bu gönlümü yol eyledin sevdiğim

Sen aşkın deryası ben damla suyum
Semada zerreyim, deryada koyum
Sonsuzluk yolunun son yolcusuyum
Azığımı bal eyledin sevdiğim

Ok ettin avcının ok sadağında
Sitemdi servinin al dudağında
Bülbül aşık olmuş gül budağında
Dillerini lal eyledin sevdiğim.

Gök ekinler biçildiği zamanda
Ak karadan seçildiği zamanda
Tatlı candan geçildiği zamanda
Sahrada Bilal eyledin sevdiğim.

Bakma kışın boranına karına
Sam vurur eritir kalmaz yarına
Çığ düştü gecenin rüyalarına
Feryat figan bol eyledin sevdiğim.

-----------------------------------------------------------------------

ÇOCUKLUĞUM
Çocukluğum, çocukluğum...
Uzakta kalan bahçeler
O sabahlar, o geceler,
Gelmez günler çocukluğum.

Çocukluğum, çocukluğum...
Gözümde tüten memleket.
Artık bana sonsuz hasret,
Sonsuz keder çocukluğum.

Çocukluğum, çocukluğum...
Habersiz ölen kardeşim,
Mezarı bilinmez eşim,
Her bir şeyim çocukluğum.

Çocukluğum, çocukluğum...
Bir çekmecede unutulmuş,
Senelerle rengi solmuş,
Bir tek resim çocukluğum

-----------------------------------------------------------------------
İÇİME SONBAHAR YAĞMURLARI YAĞUYOR
Yıldırımlar düşüyor gönlüme
gözlerinden
Hasretin yüreğimi parça parça bölüyor.
Sevdiğim içime yağmurların yağıyor.
Yıldırımlar düşüyor gönlüme gözlerinden.
Bahtımın ufuklarına doğan güneşim misin.
Hayalimi süsleyen tatlı bir efsun mu.
Taşır getirir misin uzaktan sonsuzluğu.
Kaf dağının ardında oturan anka kuşu.
Getirir misin bana uzaktan sonsuzluğu.
Ayağının altına seriversem baharı.
Bir gülüşün uğruna feda etsem ömrümü.
Sırf senin görüntünle donatıp aynaları.
Mehtabı bir şal gibi sarıp omuzlarına.
Bir ömrü veririm tek gülüşün uğruna.

-----------------------------------------------------------------------
YÜREĞİME HOŞGELDİN
Unutmuşum
Gözlerine dönmeyi
Kar gözlerimi kapatmış
Görmedim ey sevgili
Yüreğime hoş geldin

Hoş geldin
bildin mi beni!
ben sevgilin...

Dokunamam bakışına
Ayaz da yaşaran gözlerim senin...
Sevmeyi anlattın gözlerime
Anladım... sımsıcak...

sımsıcak bakışlara saklarlar
aşıklar ellerini
Haziran da titremeleri heyecandan
kavuşmaları var
candan... candan...

-----------------------------------------------------------------------
CEYLAN SENİ VURAMAM
Beni görünce kaçma ne olur
Ceylan ben seni vuramam
Saklananıp beni süzme ne olur
Ceylan ben seni vuramam

Tenhalarda bir gölgeyim
Kimse bilmez ben nerdeyim
Zalim bir avcı degilim
Ceylan ben seni vuramam

Dağlarda gezer dururum
Akşam olur kaybolurum
Belki bende vurulurum
Ceylan ben seni vuramam

Vuramam vuramam
Ceylan ben seni vuramam

-----------------------------------------------------------------------

Sana Kalan Son Söz

Sana
yaralarımdan çiçekler,
ilk yardım geceler biraz da
ve yangından kurtarılması imkansız acılar
bırakıyorum...

seni özümün gizinde saklıyorum...
bütün aşklarımın izlerini sayıklayarak
ve aldatarak tüm sevdiklerimi,

sana
cinayetimin ipuclarını bırakıyorum...
vasiyeti olmayan ölüler ülkesinden
(türkülerin sırtındaki muamma!)
yazık bir nakarat bırakıyorum sana

'ben sana gülüm demem,gülün ömrü az olur'

öç biter,
biter şarkı,

yaz olur..

-----------------------------------------------------------------------
İNANMAK

Aylar önce sevgilim
Haykırarak suratıma kustuğun
İmkansız dediğin sözdü
Ama ben kaybetmedim
Sevgimin inancını
İnanıyordum sevgime
Sevgimin bir gün değerleneceğine
Ama unutmuştum
Sadece sevginin inanca ihtiyacı olmadığını
Unutmuştum sana olan inancımı
Bir an kendime baktım
Anladım ki sana olan inancım
Bir kelebeğin ömrü gibi olmuş
Unuttun sevgilim
4 yılda yapacağın bir binayı 4 dakikada yıkabileceğini
Tekrar yapmanın ise kısa süre alamayacağını unuttun
Biliyorum hatasız kul olmaz
Ama unutma ki
Hatanın özrü de uzun süre olmaz

-----------------------------------------------------------------------

ÇOCUKLUĞUM
Ben seni ölesiye sevdim
Delicesine bağlandım
Gözlerinin içine
Alamıyorum gözlerimi gözlerinden
İçinden bir şey beni sana çekiyor
Her sabah kalkışım bir eziyet
Çünkü seni düşünüyorum
Seni hayal ediyorum
Sensizliği kaldıramıyorum
Keşke...
Keşke  yanımda olsan diyorum
Gözlerimi sana açsam
İlk gülümsemeyi sana versem
İlk günaydın sana desem
Bir bardak çayı seninle içsem
Seninle olsam her sabah
Her sabah beni sen uyandırsan
Saçlarımı okşayarak yüzüme baksan
Keşke ama keşke hep benimle olsan
Sonsuz bir yoldayım
Belki bir sabah sen olursun diye
Hiç mi hiç bu yoldan ayrılmadım
Senin için bir ömür giderim
Yeter ki bir sabah kalktığımda sen ol karşımda diye.

-----------------------------------------------------------------------
Maviler giyer deniz olursun
Yeşiller giyer deniz olursun
Hiç belli olmaz belki bir gün
Beyazlar giyer benim olursun.

-----------------------------------------------------------------------

Yakın
En yakışıklı, mutluluk dururdu senin yüzünde,
Yüreğinin tam orta yerine yürüyen bir mutluluk...
Her itiraftan sonra biraz daha düştü o resim,
Her kelime bir sıyrık umudumun sağ yaynına...

Bir türkünün acı yanığı kaldı şimdi,
Bir ağıtın tarihçesi avuçlarımda,
Bir gülün soluğu, etrafımda...

Hangi kısır döngüde bulmalı şimdi seni,
Hangi kör karanlığın katranına sormalı,
Hangi sersefil uykularda görmeli,
Şimdi bu aşkı hangi duvara vurmalı...

Yakın,
Evet...
Son nefesler bunlar,
Son can çekişmeler...
Son demlerim bunlar, çiğ daha...
-----------------------------------------------------------------------------
**SEVGİ**
SEN BENİM UMUT DOLU YARINIM
ELLERİNDEN TUTUNCA BIRAKAMADIĞIM
VE SEN , GÖZLERİNE BAKINCA
GÖNLÜMÜN BÜTÜN KÖŞELERİNİN YANDIĞI
İLK VE SON AŞK KALACAKSIN

-----------------------------------------------------------------------
DÜŞÜMDE
Seni gördüm düşümde,
Bakıyordun bana sessizce,
Yaşamım pahasına sevdiğim için seni belkide,
Gülüyordun sinsice...

Ağlamak istedim düşümde,
Ağlamak sadece...
Senin davranışlarından sonra,
Bittim ben düşümde...

Ölüme gittim düşümde,
Senin yüzünden sadece,
Umutsuzluzluğumdandı belkide...
Başardım;ağladım sonunda İNTİHARIN EŞİĞİNDE.........

-----------------------------------------------------------------------
SEVİYORUM SENİ
SEVİYORUM SENİ
GÖZLERİRİNE BAKIP KALIRKEN
HİÇ BİRŞEY DÜŞÜNMEYİŞİMİ
BENİ ALIP GÖTÜREN HAYALİNİ
YÜREĞİMDE BAŞKA KİMSEYE
YER BIRAKMAYAN SEVGİNİ

SEVDİM YERYÜZÜNE SIĞMADIM
SENİ GÖKYÜZÜNE SIĞDIRAMADIM
SENSİZLİĞİMİ KİMSEYLE PAYLAŞMADIM
HİÇ ŞARKI ANLATMADI
HİÇ ŞİİR YAZMADI
BEN SENİ CÜMLELERE SIĞDIRAMADIM

HİÇ AKLIMDAN ÇIKMADIN
SANKİ HEP YANIMDAYDIN
DÜŞÜNMEDİMSENLEYKEN YARINIMI
DÜŞÜNMEDİM HİÇ SONUNU
DÜŞÜNDÜĞÜMDE İSE BİR TEK SENİ
SEN BİTMESİNİ İSTEMEDİĞİM
BİR HİKAYE GİBİYDİN

UNUTTUM MUTLULUĞUN ADINI
AMA SİLEMEDİM KALBİME YAZDIKLARINI
BİR SEN VARDIN BİRDE ADIN
HAYALİN ZATEN HİÇ AKLIMDAN ÇIKMADI

-----------------------------------------------------------------------
UNUTMAM İMKANSIZ
unutmam imkansız

sen evlediğin gece ,beni uyuyormu sandın
ben o gece yıldızlarla sessizce ağlıyordum
bana arkadaştılar senin yokluğunda onlar
ben seni kalbimden sildinmi sandın

her şeyde sen vardın ,her yerde sen
ne geceler yanlızdı artık nede ben
bir gururdu ayrılmamıza neden
ben seni kalbimden sildimmi sandın

ne çiçek, ne mevsim ,ne aylara ben
senin sevgini kallbime yazmıştım ben
şimdi olmasanda yanımda sen
ben seni kalbimden attımmı sandın

artık yıldızlarda ağlamıyor yokluğuna
sadece ben kaldım gecenin karanlığında
sevgim sana, hala ana kucağında
ben seni kalbimden attımmı sandın

melekler sağnak sağnak yağdı üzerime
paramparça kaldın sen yine yüreğimde
bebek gibi düştüm senin ellerine
ben seni kalbimden attımmı sandın

yıldızlarada küstüm sayende
bir tek senin saçlarına parlıyorlar
kırıldı adeletin kılıcı sanki bana
ben seni kalbimden attımmı sandın

-----------------------------------------------------------------------
BAŞLIK BENİM
Yazdıkların kurudu gitti.
Dudaklarınla söylediklerin uzak bir şarkı şimdi.
Soldu yüreğimin Toprağı.
Bir Gün Anlayacaksın umudu ile geçti zaman.
En büyük korkum hiç bir zaman Anlamaman.
En korkunç son Anlayamaman.
Yazdıkların kurudu gitti.
Dudaklarınla söylediklerin uzak bir şarkı şimdi.
Soldu yüreğimin toprağı.

-----------------------------------------------------------------------
KÖTÜ RÜYA
BİR GÜN GECENİN ISSIZ SAATLERİNDE
OTURUYORUM YİNE TEK BAŞIMA
BİR GÜZELİN HAYALİ VURUYOR BANA PERDE PERDE
BUNU ADI AŞMI YOKSA HAYALMİ ANLAMADIM GİTTİ

BİR ŞARAP MİSALİ AKIYOR KANLARIM BU GECE
ANLAMIYORUMKİ GÜZEL ABİM
BUNUN ADI AŞKMI
YOSA SEVDAMI

SONUNDA ANLADIM BU BİR RÜYAYMIŞ GÜZEL ABİM

-----------------------------------------------------------------------
ASK DENINCE AKLA
ASK DENINCE AKLA
GAM KEDER GELIR

SEVGI DENINCE AKLA
HUZUN UZUNTU GELIR

YAR DENINCE AKLA
KAVGA DOVUS GELIR

SEN GELINCE AKLIMA
BENIM ICIN OLUM GELIR

-----------------------------------------------------------------------
Aşk

Sevgilim sabahın erkenini seviyor,
ben geceyi ve esmerliğini onun,
o dorukları sevior, korkuyor bundan
ben rüzgarla buluşan tepeyi, tuhaflığı,
ona bir yeşil gülümsüyor,
ben, hayatı delice sevdiysem nasıl,
diyorum, seni de öyle.
O kendi boşluğunda oyalanan günlerde
canı sıkılan bir çocuk gibi uyuyor,
ben göğe bakıyorum geceden,
kendi çukurunu bulmuş deniz gibiyim
diyorum, yanında,
o sabahları eğilip öpüyor denizi.

Çıplağın çıplağımda, rüzgarın dağımda olsun,
esmerliğin gecemde, öyle kal.
"Bulutlara bak, gidiyorlar, hızla" diyorsun,
yağmur bir yalıyor yüzümü,
bir duruyor. Sabahları eğilip yüzüme
öpüşün geçiyor bir, bir duruyor aklım.

Su ve rüzgar, dağ ve doruk, sonsuz hepsi,
oysa camdaki sardunya gibi üşür
bana biçtiğin ömür, ölüm geliyor aklıma bir
bir, çıplağın çıplağımda.

Rüzgarın dağımda olsun esmerliğin gecemde
öyle kal, sana sonsuz sarıldığımda

-----------------------------------------------------------------------------
Aşk

Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
Gözlerin durur mu onlarda gidiyorlar. Gitsinler
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı,
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun oturmuştu
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evvelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı

Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu

Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı İstanbullular
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların dünyaların
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi ki sevmek
Ki karaköy köprüsüne yağmur yağarken
Bırakasalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik

Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatrı kalıyordu
İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.

-----------------------------------------------------------------------
Aşk

Hayatın hızıyla yaşadık o aşkı
Her şey bir anda başladı
Yaşandı
Ve bitti...

Yan yana gidip de bir süre
Ayrı yönlerde uzaklaşan
İki tren gibi...

-----------------------------------------------------------------------
Ben Sana Mecburum

ben sana mecburum bilemezsin
adını mıh gibi aklımda tutuyorum
büyüdükçe büyüyor gözlerin
ben sana mecburum bilemezsin
içimi seninle ısıtıyorum

ağaclar sonbahara hazırlanıyor
bu şehir o eski Istanbul mudur
karanlıkta bulutlar parçalanıyor
sokak lambaları birden yanıyor
kaldırımlarda yağmur kokusu
ben sana mecburum sen yoksun

sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
insan bir akşamüstü ansızın yorulur
tutsak ustura ağzında yaşamaktan
kimi zaman ellerini kırar tutkusu
birkaç hayat çıkarır yaşamasından
hangi kapıyı çalsa kimi zaman
arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

Fatih'te yoksul bir gramofon çalıyor
eski zamanlardan bir cuma çalıyor
durup köşe başında deliksiz dinlesem
sana kullanılmamış bir gök getirsem
haftalar ellerimde ufalanıyor
ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
ben sana mecburum sen yoksun

belki Haziran'da mavi benekli çocuksun
ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
bir şileb sızıyor ıssız gözlerinden
belki Yesilköy'de uçağa biniyorsun
bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
belki korsun kırılmışsın telaş içindesin
kötü rüzgar saçlarını götürüyor

ne vakit bir yaşamak düşünsem
bu kurtlar sofrasında belki zor
ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
ne vakit bir yaşamak düşünsem
sus deyip adınla başlıyorum
içimsıra kımıldıyor gizli denizlerin
hayır başka türlü olmayacak
ben sana mecburum bilemezsin
-----------------------------------------------------------------------
Aşk

Sen varken kötü diye bir şey bilmiyorduk
Mutsuzluklar, bu karalar yaşamada yoktu.
Sensiz karanlığın çizgisine koymuşlar umudu
Sensiz esenliğimizin üstünü çizmişler
Nicedir bir percereden deniz güzel değil
Nicedir ışımıyan insanlığımız sensizliğimizden.

Sen gel bizi yeni vakitlere çıkar.
-----------------------------------------------------------------------
Ayrılık Sevdaya Dahil

Acilmis sarmasik gulleri kokulariyla baygin
En gorkemli saatinde yildiz alacasinin
Gizli bir yilan gibi yuvarlanmis icimde kader
Uzak bir telefonda aglayan yagmurlu genc kadin
Ruzgar uzak karanliklara surmus yildizlari
Mor kivilcimlar geciyor daginik yalnizligimdan
Onu cok ariyorum onu cok ariyorum
Heryerimde vucudumun agir yanik sizilari
Bir yerlere yildirim dusuyorum
Ayriligimizi hisettigim an demirler eriyor hirsimdan
Ay isigina batmis karabiber agaclari gumus tozu
Gecenin irmaginda yuzuyor zambaklar yaseminler unutulmus
Tedirgin gulumser
Cunku ayrilik da sevdaya dahil cunku ayrilanlar hala sevgili
Hic bir ani tek basina yasayamazlar
Her an otekisiyle birlikte hersey onunla ilgili
Telasli karanlikta yumusak yarasalar
Gittikce genisliyen yakilmis ot kokusu
Yildizlar inanilmiyacak bir irilikte
Yansimalar tutmus butun sahili
Cunku ayrilmanin da vahsi bir tadi var
Oyle vahsi bir tad ki dayanilir gibi degil
Cunku ayriliklar da sevdaya dahil
Cunku ayrilanlar hala sevgili
Yanlizlik hizla alcalan bulutlar karanlik bir agirlik
Hava agir toprak agir yaprak agir
Su tozlari yagiyor ustumuze
Ozgurlugumuz yoksa yalnizligimiz midir
Eflatuna calar puslu lacivert bir sis kusatti ormani
Karanlik coktu denize
Yanlizlik cakmak tasi gibi sert elmas gibi keskin
Ne yanina donsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin
Kapini bir calan olmadi mi hele elini bir tutan
Bilekleri bembeyaz kugu boynu parmaklari uzun ve ince
Simsicak bakislari suc ortagi kacamak gulusleri gizlice
Yalnizlarin en buyuk sorunu tek basina ozgurluk ne ise yarayacak
Bir turlu cozemedikleri bu olu bir gezegenin soguk tenhaligina
Benzemesin diye ozgurluk mutlaka paylasilacak suc ortagi bir sevgiliyle
Sanmistik ki ikimiz yeryuzunde ancak birbirimiz icin variz
Ikimiz sanmistik ki tek kisilik bir yalnizliga bile rahatca sigariz
Hic yanilmamisiz her an dusup dusup kristal bir bardak gibi
Tuz parca kirilsak da hala icimizde o yanardag agzi
Hala kipkizil gulumseyen sanki atesten bir tebessum zehir zemberek ASKIMIZ

-----------------------------------------------------------------------
 


Aşk iki kişiliktir

Değişir rüzgarın yönü
Solar ansızın yapraklar;
Şaşırır yolunu denizde gemi
Boşuna bir liman arar;
Gülüşü bir yabancının
Çalmıştır senden sevdiğini;
İçinde biriken zehir
Sadece kendini öldürecektir;
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk iki kişiliktir.

Bir anı bile kalmamıştır
Geceler boyu sevişmelerden;
Binlerce yıl uzaklardadır
Binlerce kez dokunduğun ten;
Yazabileceğin şiirler
Çoktan yazılıp bitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Avutamaz olur artık
Seni bildiğin şarkılar;
Boşanır keder zincirlerinden
Sular tersin tersin akar;
Bir hançer gibi çeksen de sevgini
Onu ancak öldürmeye yarar:
Uçarı kuşu sevdanın
Alıp başını gitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Yitik bir ezgisin sadece,
Tüketilmiş ve düşmüş, gözden.
Düşlerinde bir çocuk hıçkırır
Gece camlara sürtünürken;
Çünkü hiç bir kelebek
Tek başına yaşayamaz sevdasını,
Severken hiçbir böcek
Hiç bir kuş yalnız değildir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.


---------------------------------------------------------------------
SENİ SEVİYORUM

Seni seviyorum diye
Gelişine kadar rötar yapmış hayatımı
Seninle yaşamaya hazırlanırken
Sana uzanan yollarımı kapaman niye?
Biliyorum haykırışlarım boşuna
Şahin pençesinde asılı serçe gibi
Nafile tüm çırpınışlarım
Boşuna sesleniyorum duymayacağını bile, bile
Seni beklemem nafile Gözlerinde zifir siyah bir perde
Alkış tutuyorsun alabildiğine
Şamdandaki mum gibi eriyip bitişime
Sen kulaklarını değil
Yüreğini tıkamışsın sana seslenişime Oysa ben
Tüm yokluğuna inat varlığını yaşatırken içimde
Gül pembesi çizgilerle resmini işliyorum
Karanfil moru gecelere
Şiirleri seninle yüklüyorum kanatırcasına
Dizeleri ağlatıyorum.
Seni işliyorum hecelere Tüm yaşayamadıklarıma inat
Seni yaşamak istememdi ütopyalarım
Tek sana adanmışlığımdı ölümüne
Tek senin doldurduğundu rüyalarım
Şimdi
Bir tutam gücüm kaldı en sona sakladığım
Bilmiyorum
Ansızın çıkıp gelecekmisin aniden
Bir avuç toprak olmadan sonunda
Sen diye kucakladığım. Bir gün
Anlayabilme ihtimalin var ya sevdiğimi
Düşüp gelme umudun var ya yüreğinin peşine
Yüreğin bende emanet biliyorsun
Ve ben
Yüreğin yüreğimde
Yüreğin ellerimde
Çok yakında
Çekip gideceğim yok oluşun koynuna
Beni düşürdün ya bu hale
Günahı boynuna
---------------------------------------------------------------------
HAYAT BUDUR

Hayat budur...
Yorulmuş bir kalbin son çırpınışları,
Yeşermiş bir dalın çiçeksiz kalışı;
Ya da masum bir çiçeğin boyun büküşü toprağın koynunda,
'Acımasız yağmurların tokatlarıyla düşürülüp dalından...'
Oysa çiçek yağmura muhtaç;
Yağmur çiçekte yağmurdur...

***

Islanmak isterken yağmurlarında,
Bilemezdim üşüyeceğimi,
Kapı eşiğinden süzülen sinsi bir rüzgarın sarmalayışıyla...

Güneş göz kırparken gökyüzünden,
Bulutlara karşı yorgun kalışının,
Masum kalışının zayıflığıyla...

Oysa sen bir yağmurdun dallarımda,
Sen bir öpücüktün yağmurun dudağında,
Ayazlardan dolu peydahlayana kadar...

Meyve vermeye gebe kollarıma vurup,
Hoyrat bir tokatla düşürünceye kadar,
Meyveye bebek bir çiçeği,
Islattığın toprağın çamur yüreğine...

***

Hayat budur...
Yorulmuş bir dalın çiçeksiz kalışıdır...

Meyvelerimi toplamaya gelişlerinde,
Umarsız küfredişlerindir kısırlığıma,
Beni çırılçıplak soyan yağmurlarına aldırmadan...

İşte!
Hayat budur..

Hayat,
Çiçeksiz bırakışlarındır,
Yağmurlarına yüz verip de,
Dallarımı tokatlayışlarındır,
Sensiz uyandığım her gecenin sabahında.

---------------------------------------------------------------------
HER GECE DÜŞERSİN YÜREĞİME

Her gece düşersin yüreğime
her gece bir başka biçimde
kah özlemlerinle
kah gülen yüzünle
kah alırım seni kollarıma
kah yoldaş ederim uykularıma

her gece dolarsın odama
gelirsin koca adama
kah ay ışığı ile
kah sabah güneşi ile
kah gülersin yüzüme
kah uzanırsın dizime


her gece giresin düşüme
dersin ki sakın üşüme
kah ateşten teninle
kah minik ellerinle
kah atarsın kolların boynuma
kah soyunup girersin koynuma

her gece bırakıp gidersin hasretini
yatağıma bıraktığın sıcaklığınla beni
kah koklarım yattığın yeri
kah saklarım öptüğün beni
kah ağlarım ardından
kah gülerim kahrımdan
---------------------------------------------------------------------
SEN AKLIMA GELİNCE

Çıksam,
Çıkıp gitsem uzaklara,
Burdan çok uzaklara,
Yine yanımdasın ya, burkulur içim..
Hani sen gider gidersin de
Evler,köyler durur ya orda,
Akşamsa kuşlar göçer,
Işıkları yanar evlerin,
Bir hüzün çöker ya hani
Karanlık iner dağlara..
Buğulanır gözlerim,burkulur içim..
Kaçsam,
Kaçıp bağırsam dağlara,
Feryadım yine sen olursun ya,
Burkulur içim...
Hani bağırsan da çıkmaz sesin
Uyansam bitse bu karabasan dersin,
Bir gülüş, bir dokunuş arar yüreğin..
Uyanır bakarım yoksun,
Boğulur sesim...

Girsem,
Girip yıkansam sulara,
Buz gibi denizlerde yanar,
Etim cayır cayır seni bağırır ya
Burkulur işte o zaman içim...
Aksini görüp sularda
Sarılır kucaklarım hayalini...

Koşsam,
Koşup karışsam kalabalığa,
Gürültülü, cıvıl cıvıl,
Işıl ışıl vitrinler
Gidenler gelenler.
Telaşlı koşarak yürüsem,
Sanki bir yere yetişecekmişim,
Aceleymiş işim,
Bekleyenim varmış gibi hani...
İçim burkulur yine
Sen gelirsin aklıma.
Ayaklarım ağırlaşır gitmez...
Buluşurmuşuz seninle
Dediğimiz yer ve saatte.
Özlermişiz,
Elele yürür gülüşürmüşüz.
Çok şeyimiz olurmuş konuşacak,
Kimseyi görmezmiş gözlerimiz.
Dünya durur, seyreder
Yollarımız gül olurmuş ya hani,
Dertler tasalar biter,
Simit alır yermişiz
Dilenciye para verirmişiz hani,
İçim burkulur, burkulur içim...

Kalksam,
Kalkıp sofralar kursam,
Mumları yaksam, donatsam,
Herkesi çağırıp toplasam
Sen gelirsin yine aklıma
Burkulur içim...
Hani çok açmışız da
Güle oynaya iştahla
Bağıra çağıra, döke saça yer,
'' Bugün neler oldu neler '' diye
Hepbir ağızdan konuşurmuşuz ya...
Bir sessizlik boynunu büker,
Yemekler tatsız tuzsuz olur,
Kurur ekmek, lokmalar büyür.
Çınlar tabak çatal
Sessizlik ölüm olur
Dağıtmak için pusu
Sözler diken olur,
Sofra küser,
Gönüller alıngan olur...
İçim burkulur burkulur...

Düşsem,
Düşüp yatsam yataklara,
Sen gelirsin yine aklıma...
Hani çocukmuşuz, hasta olmuşuz
Gözlerimiz baygın, buğulu
Yanaklarımız al al, ateşli,
Dışarda oyunlar oynanır neşeli
Kalkamaz yataktan
Kesiliriz ya iştahtan hani...
Öyle işte, boynum bükülür
Sen gelirsin aklıma öksüz, yalnız
Bakarım camdan, yoksun
Burkulur içim....

Ölsem,
Ölüp gitsem mesela,
Nasıl öldüğümü bilmeden, aniden.
Sen gelirsin aklıma yine...
Hani ölmüşüm de
Sevdiklerim, sevmediklerim,
Üzgün, ağlamaklı herkes.
İyiliğim, güzelliğim, bahtsızlığım,
Pişmanlıklar, keşkeler, feryatlar..
Ürpertiler rüzgarla karışık,
Sessiz dualarla örtülür ya toprak...
İçim burkulur, üzülürüm..
Ölüp gittiğime değil de
Seni burda yapayalnız, bensiz
Koyup gittiğime yanar, yanar içim...
Sen aklıma gelince
Sessizce akar süzülür gözyaşım.
Sevdiğim, yoldaşım, aşkım...
Burkulur yanar içim...

---------------------------------------------------------------------
SESSİZCE

Hiç kalbin ağrıdı mı sebepsizce,
Hiç için titredi mi sıcak yaz geceleri,
Dolunaya baktığında hissettin mi hiç
Yapayalnız derin bir karanlıkta olduğunu,
Ve acı bir şekilde farkına vardın mı,
Kalabalık içinde sessizce dolaştığını…

Düşündüğün şeyi bilmeden uzaklara takılır gözlerin;
Ellerin bilmediğin elleri tutar sanki,
Tuttuğun el sana huzur verir de;
Sen o huzurla bir türlü rahatlayamazsın…

Boğazında kelimeler düğümlenir, yutkunursun;
Bakışların buğulanır, gözlerini kısarsın,
Tek damla düşmesin diye çabalarsın;
Bilirsin ilk düşen damla habercisidir; sağanakların,
Bilirsin sağanakların ardından körelir; duyguların,
Bilirsin ki içindeki yangınlar büyür sağanaklarda…

Sen bilirsin ama kalbin bilmez bunları,
Yaşadıkça yaşar sevdalar kalbinde,
Büyüdükçe büyür kalbin, her sevdayı saklar içinde,
Gün gelir sığmaz olur kalbin göğsüne,
Taşıyamaz olur bedenini, artık yorulur…
Duyguların ağır gelir; ezilirsin
Bir gün açıklanmamış duygularınla köşende,
Teslim olursun ölüme,
Sessizce…

---------------------------------------------------------------------
SEVDAMIZI SENSİZLİKTEN ÖLDÜRDÜN

Kaldı mı sevgili,dünyada vefa
Hasreti tattırdın bana kaç defa
Sevgi yürek ister,ne gerek lafa
Gözlerimi ufuklara daldırdın...

Ne hülya bıraktın,nede düşlerim
Ne baharım oldun,nede kışlarım
Sılaya göçerken sevda kuşlarım
Şu gönlümü isyanlara kaldırdın...

Ellerim üşüyor,kalem tutmuyor
Yüreğim buz tuttu,nabzım atmıyor
Ömür bitiyor da yollar bitmiyor
Gide-gide şu Bodrum’u buldurdun...

Sahilde dalgalar ağlar halime
Mızrap olamadın gönül telime
Senin için razıydım ben ölüme
Sevdamızı,sensizlikten öldürdün...

Başım hep dumanlı,dolar gözlerim
Hasret yağmurları,siler izlerim
Sana koşardım ya,yorgun dizlerim
Gül sineme dikenleri doldurdun...

Oysa bir efsane olacaktık biz
Nazar değdi,göze geldi sevgimiz
Şarkılarda kaldı,mehtap ve deniz
Baharıma kırk yediyi buldurdun...

Murada bir avuç toprak çok bile
Bülbülsüz baharlar,ne fayda güle
Dağlar selam olsun,lale sümbüle
Yasemini,menekşemi soldurdun....

---------------------------------------------------------------------
Mutlu YILLAR

Bu gün dünyayı istediğin bir renge boya.
Rengârenk batan günü al karşına.
Bir renk, de kendinden kat.
Çocuklar gibi saf, temiz ve berrak.
Kapat gözlerini bir hikâye yarat.
Vazgeçme hissedilir biraz, da sıcaklığını kat.
Kalbinde, ki elleri bırakma sıkıca tut.
Çünkü varlıktır sevgiye en güzel kanıt.
Yalnızlığın saltanatını sür, sür ama.
Birikmiş sevginden, herkese bir parça ver.
Bir tebrik, bir arama bin umuttur insana.
Mutlu yıllar, mutlu yıllar sana.......
---------------------------------------------------------------------
AYRILIKTA BİTMELİ

Sevgilim,
Sana sevgilim diyorum.
Ayrılık da sevdaya dahil
Ayrılanlar hala sevgili

Dediği gibi İlhan'ın.

Sevgilim, sana sevgilim diyorum, bir daha hiç
demeyeceğim içindir belki.

Ayrılmamız neyi değiştirecek, ayrılık yüreğimden silip
atabilir mi seni derdin. Kimbilir..

Bu sana son yazışım.
Sözcüklere yüklemeye çalıştığım duygularım,
beyaz kağıtların keskin kenarlarıyla nasıl da parçalanıyor böyle.
İlk kez yazmak böyle zor, anlatmak bu kadar olanaksız.
İçimde çağıldayan herşeyin, sana doğru aktığını duyupta bunu anlatamamak.. Ne acı.

Oysa, seni her düşündüğümde, sesim, zamanın ve mekanın olmadığı görünmeyen
ince ipeksi bir yolda ilerleyip kulaklarına akmadı mı.

Her düşündüğümde seni, yapmam gereken sadece izlemekti.
Ruhumun sana akışı, o hızlı ama bir o kadar yavaş, delice ama bir o kadar sakin,
coşkuyla ama nasıl huzurlu bir çağlamaydı onların hepsi.
Hemen duyardın, büyük kalabalıklarda, iki kişilik yalnızlıklarda,
yada gözlerin maviliklere kilitlenmiş.. Duyardın.

Hala duyuyorsun. Şimdi, şuan, seninle konuşurken, ruhunda geziniyorum yine.
Baktığın yerden uzaklaşan bakışlarını, o kimselere hissettirmediğin
bir anlık dalgınlığı, sadece anın yakaladığı o ince sızıyı.. Kapa gözlerini..

Sen hep duyacak mısın beni, ben hep anlatacak mıyım. Bilmiyorum.

Ama, madem ayrılanlar hala sevgili, ayrılanlar hala sevdalı, bu ayrılıkta bitmeli..

Ayrılık.. Ne çok korkardık bu sözcüğe yüklenen anlamdan.
Oysa şimdi anlıyorum ki, ayrılığın kendisi değil, ayrılmakmış asıl zor olan.
Ayrılmayı başarana kadar yaşanılanlar, o kanatan acıtan korkulu bekleyişler..
O kopuşu yaşamak, artık başka biri değil, sen olan o varlığı olduğu yerden çıkarmaya çalışmak,
ağlayarak git artık içimden diyebilmek, ama daha derken pişman olup hayır kal ne olur diye yalvarmak..
Ne kadar zordu mabel.. Öyle içimdeydin ki, seni ordan çıkarmak kendimi paramparça etmek demekti.

Ayrılık.. O kanlı zafer.. Şimdi paylaştığımız işte bu.
İçimizde o boşluğun büyük acısı yüzümüzde birbirimizin kanı var hala..

Sevgilim,
Sevgilim diyorum son kez sana. Bir daha demiyeceğimdendir bu, ve bir daha yazmayacağımdan.
---------------------------------------------------------------------
Bilmezdim Sevgininde Bir Rengi Olduğunu


An olur, deli sevdamın suskunluğunu yüklenirim bir başıma.
An olur, buluşur yüreklerimiz en masum sevda yollarında.
Umut ki, bitivermiş daha yolun en başında...
Ne yolumdasın ne yolsun sen bana...
Bilmezdim ışıksız yollarda umuda kavuşmanın yorgunluğunu,
Bilmezdim, umudun bir rengininde siyah olduğunu.

Gece olur, en parlak yıldıza takılır dalar gözlerim...
Gece olur, aniden kayar gider yokluğuna yıldızım.
Gölgen ki, düşüvermiş kalbime..
Ne yakınsın ne uzaksın sen bana.
Bilmezdim hayalinin aynalarda da konuştuğunu...
Bilmezdim, gözlerinin gökyüzünde de durduğunu.

Gün olur, buz dağından kopan bir buz parçası kadar soğuk,
Gün olur, ısıtır evrenimi güneşimin içime çizdiği ufuk...
Sevgin ki, yakıvermiş ateşiyle,
Ne sıcaksın ne soğuksun sen bana..
Bilmezdim sevginin de ateşten bir gül olduğunu..
Bilmezdim, gökkuşağınında çiçek gibi solduğunu.

Mevsim olur, damarlarımda dolaşan kan cehennem sıcağında kavrulur.
Mevsim olur, yüreğimde kopan fırtınalar kızgın çöllere savrulur.
Şefkatin ki, sarıvermiş ruhumu...
Ne ellerindeyim ne ellerimdesin sen bana
Bilmezdim yağmurun suyuda hasretiyle kuruttuğunu,
Bilmezdim, çölde gezinen yaralı bir ceylanı yüreğinden vurduğunu...

Neşe olur kahkahalarla ağladığıma güler geçerim...
Neşe olur, mutluluğu martıların sesinden dinlerim.
Gülümseyiş ki, dönüvermiş hıçkırığa içimde...
Ne yalansın ne doğrusun sen bana...
Bilmezdim bir gülümseyişin kadehlerde gözyaşı sunduğunu.
Bilmezdim, dudaklar gülümserken yüreğe kan dolduğunu.

Son olur, ayrılık heceleri bir bir kıyıya vurur...
Son olur, sözler biter şiirler nağme nağme konuşur.
Adın ki şiir oluvermiş dudaklarımda,
Ne aşkımsın ne canımsın sen bana.
Bilmezdim her aldığım nefeste ölümü soluduğumu,
Bilmezdim, canımsın dediğim minik kuşumun kafesinden kanatsız uçtuğunu...
---------------------------------------------------------------------
Biz Beraber Öleceğiz....

Biz Beraber Öleceğiz.
Sen Bilsen De ,Bilmesen De
Göz Bebeklerimde Kalacaksın
Bir De Kalbimde.
İster İstemez Götüreceğim Seni.
Bozuk Yollara Aldırmadan.
Zaman Çabuk Geçer Bilirsin
Gel Şimdiden Tut Ellerimi.
Hiç Pişman Olmayacaksın İnan.
Gönlüm Serilecek Ayaklarına.
Taşları Bile Hissetmeyeceksin.
Hadi Gel,Durma Aşk Seni Çağırıyor
Beni Kul Etmiş Senin Yoluna
Yüreğimin Acısını Vereceğim Ellerine
Bir Can Borcum Vardı Yaratana.
Bilse Almazdı, Çift Gideceğim Yanına
Saklayacağım Seni Hep Göğsümde
Artık Faydası Yok Direnmenin
Nasılsa Geleceksin Bırak
Biz Beraber Öleceğiz.
Bunu Sen De İsteyeceksin
---------------------------------------------------------------------
Geçen yıl sonbaharda,
Kırmızı bir gül,
Bırakmıştım kapına,
Onu alıp kokladın mı,
Kurutup koynunda sakladın mı,
Baktıkça beni hatırladın mı?
Kırmızı gül aşkı anlatırmış,
Aşkımı anlatabildim mi?
Bu sonbaharda da,
Kırmızı güllerle geldim kapına,
Binlerce kırmızı gülle,
Evini gül bahçesine,
Yüreğimi aşk cennetine
Çevirecektim...
Kapın kapalıydı,
Sen yoktun,
Gitmiştin,
Kırmızı güller kaldı elimde,
Bir acı var yüreğimde,
Kırmızı güller kurudu,
Sahipsiz öksüz kaldı,
Bense bi çare,
Kapında nöbetteyim hala...
---------------------------------------------------------------------

© 2006 maXSohbet.NET


Dost Sitelerimiz : Sebebim.ORG - Kızlarım.Net - Senigidi.Com - SohbetKurdu.Com - Turkkolik.Com - Chatyurdu.Com - Chatlisesi.Com - Gurup.NET